16. Duâlar ve Zikirler

Ebû Hüreyre (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre Nebî-yi Ekrem (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

"Sizden herhangi biriniz uykuda iken şeytân en¬se köküne üç düğüm atar. Her bir düğümü bağladıkça: Sen yat yat, gece daha uzundur." diyerek attığı düğümün üzerine eliyle vurur. Eğer bir kimse uyku¬dan uyanır da Allah'ı zikrederse, hatırlarsa bu düğümlerden biri çözülür, abdest alırsa biri daha çözülür, namaz kılarsa birisi daha çözülür, zinde, neş'eli ve tertemiz olarak, sıklet ve tenbellik gibi şeylerden uzak olarak sabaha çıkmış olur. Böyle yapmayıp da güneş doğuncaya kadar gaflet üzere yatarsa vücûdu habis ve tembel olarak sabaha çıkmış olur.

Abdullah İbn-i Mes'ûd (r.a.)'den gelen rivayette Nebî-yi Ekrem (s.a.v.) Efendimizin huzurunda geceden uykuya dalarak tâ güneş doğuncaya kadar uyuyup sabah namazına kalkmayan kimse zikredilirse:

"O kimsenin kulağına şeytân işemiştir." buyururlardı.

Nebî-yi Ekrem (s.a.v.) Efendimiz:

"Muhakkak sabah namazı ile güneş doğması arasında bulunan rızık taksimi zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına mâni' olur," buyurmuşlardır.

(Hz. Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (k.s.), Dualar ve Zikirler, 97.s.)