Muhterem Ömer Muhammed Öztürk

bos.jpg 13 Ağustos 1946 (15 Ramazan 1365) yılında Adana'da dünyâya teşrîf eden zât-ı âlileri, babaları Merhum Hacı Mehmed Öztürk Efendi'nin Hazreti Mahmûd Sâmi Ramazanoğlu (k.s.) ile İstanbul'a hicret etmeleriyle küçük yaşta İstanbul'a yerleşmişlerdir.

Doğduklarında Ömer ism-i şerîflerini Hazreti Mahmûd Sâmî (k.s.) koymuştur. Maddî ve manevî eğitimlerini de bizzat takib etmişlerdir. Galatasaray Lisesi'nde orta öğrenimini tamamlayan zât-ı âlileri, İstanbul İktisadî ve Ticârî İlimler Akademisi'ni bitirerek, bir süre de orada öğretim görevlisi olarak görev yapmışlardır.

Allah Resûlü (s.a.v.)'in yolundaki her hususta en büyük önder olan Hazreti Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)'e benzemeye çalışan Muhterem Ömer Muhammed Öztürk Ağabey, 1979 yılında Hazreti Ebû Bekir (r.a.)'in Fahr-i Kâinât (s.a.v.) Efendimize Medîne'ye hicretlerinde yol arkadaşı olduğu gibi Sâhibü'z-zamân Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (k.s.) Hazretlerine yol arkadaşı olarak Medîne'ye hicret etmişlerdir. Öyle bir muhabbet ve aşkla teslim olmuşlardı ki: Hazretin hicret tekliflerini tereddütsüz kabul ederek Cidde - Medîne uçağında yer olmamasına rağmen ayakta gitmek üzere uçağa binmişler, nihayet yolculardan küçük bir çocuğu kucağına alarak Hazreti Mahmûd Sâmî (k.s.)'a hicretlerinde refîk olmuşlardı.

Hazreti Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (k.s.), dünya hayatlarının sonlarına doğru yakın dostlarının ve sonradan O’nun yerine geçtiğini iddiâ eden ihvânın da içinde bulunduğu devlethanelerindeki bir sohbetlerinde “Bizden sonra inşâallah Evlâdımız Ömer Öztürk kılavuzdur. Musa beye de kılavuz olsun.” buyurarak Muhterem Ömer Muhammed Öztürk Ağabey’in ma'nevî derecesini ilan etmişlerdir.

Yine özel bir sohbetlerinde “Ömer Öztürk ma'nen görevlidir. Bizim yerimiz Medîne; onun ki ise Mekke’dir.” buyurmuşlardır. Ömürlerinin son demlerinde ise vasiyetlerinin tamâmını Muhterem Ömer Muhammed Öztürk Ağabey’e yapmışlar, techiz ve tekfin işlerinin de ne şekilde yapılacağını kendilerine bizzat emir buyurmuşlardır.

Sâhibü'z-zamân Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (k.s.) Hazretleri ile ömürleri boyunca beraber olup hizmetlerinde bulunan Muhterem Ömer Muhammed Öztürk Ağabey, Mahmûd Sâmî (k.s.) Hazretleri'nin 12 Şubat 1984'te Medîne-i Münevvere'de dâr-ı bekâya irtihallerine kadar yanlarından ayrılmamış ve techiz ve tekfinlerine varıncaya kadar O Yüce Zât'ın hizmetlerini görmüşlerdir.

Medîne'ye hicretlerinden önceki yaklaşık 10 yıllık dönemde Milli Türk Talebe Birliği'ndeki başarılarını anlatmaktan kelimeler aciz kalır.

1971 yılında Genel Başkan olan Muhterem Ömer Öztürk, Millî Türk Talebe Birliği’ni hakikî gayesini yerine getirmesi yolunda ideal bir şekilde yöneterek, iç ve dış düşmanların bütün hücumlarına rağmen Türkiye’ye damgasını vurmuş, memlekette estirilen zararlı rüzgârlara kapılmayan, maneviyatı kuvvetli, bugünlerde memleket idaresinde söz sahibi olan Müslüman Türk Gençliğini yetiştiren MTTB’yi hakiki fonksiyonunu icra eden bir teşkilat haline getirmiştir. 1980 ihtilalinde kapatılıp tüzüğü gereği mal varlığını Fatih Gençlik Vakfı’na devredinceye kadar Türkiye çapında iki yüzün üzerinde şubesi bulunan bir teşkilat haline gelmiş ve memleketimizde İslam’ın yeniden neşv ü nema bulmasına vesile olmuştur.

Fatih Gençlik Vakfı, 1971 yılında kurulduğundan bu yana, Üniversite Gençliği’nin maddî ve ma’nevî her türlü ihtiyacına cevap vermek için, Kurucusu Muhterem Ömer Öztürk’ün maddî ve ma’nevî destekleri ile faaliyetlerini devam ettirmektedir.

Yüksek bir ilim ve irfana sahip Ömer Muhammed Öztürk Ağabey'in hizmetleri bununla da sınırlı kalmayıp Ehl-i Sünnet akâidinin güçlenmesi ve Ümmeti Muhammed (s.a.v.)'in istifâdesi için Misvak Neşriyat'ı kurmuş ve birbirinde değerli eserler tercüme ettirerek basım-yayım yoluyla da memleketimize hizmet etmiştir.

Ümmetin kandili olan İmâm-ı Azam (r.a.)'in eserlerini ihyâ ederek O Nebî-yi Muhterem (s.a.v.)'in dînini ikâme etmekte hayâllerimizin yetişemediği bir gayret ve hassasiyet göstermektedir.

Allâhü Te'âlâ İki Cihan Serveri Resûlullâh (s.a.v.)'in nûrlu yolunda gidenlere cümlemizi dâhil eylesin. Sevdiklerinden bizleri ayırmasın. Şefâatlerine nâil eylesin. Âmîn.

Not: Yakın tarihimizde Şer-i Şerîfin (İslâmî yaşantının) kaldırılması ve sonra neşv ü nevâ bulmasının iyi anlaşılabilmesi için Muhammed Es’ad Erbilî Hazretlerinin, Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu Hazretlerinin ve bu yolun devamının hakîkî vekîli olan Muhterem Ömer Muhammed Öztürk’ün hayatlarının iyi bilinmesi gerekir. Bu düşünceden hareketle; yukarıda özetini verdiğimiz, her safhasında çok mühim dersler ve ibretler bulunan Muhterem Ömer Muhammed Öztürk’ün hayatlarını kendi anlatımlarıyla, (not edebildiğimiz kadarıyla) sonraki başlıklarda bulabilirsiniz.