banner2

 

ÂYET-İ KERÎMELER ve HADÎS-İ ŞERÎFLER

1- Ümmetimin fesâda gittiği dönemde kim sünnetime yapışırsa, ona yüz şehid sevâbı vardır. (Beyhakî, Zühd, 1.c., 221.s.)
2- Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’den, Nebî (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
– Ey müstakbel müslümanlar sakın ashâbıma sebb-ü şetm etmeyiniz (küfür etmeyiniz). Onların şeref ve fazîleti yüksektir. Bakınız sizden birinin Uhud dağı kadar altın sadaka verdiği farzedilse bu muazzam sadakanın sevâbı ashâbdan birinin bir müd (iki avuç) hurma sadakası fazîletine erişemez. Hatta bunun yarısına da ulaşamaz. (Sahîh-i Buhârî Tecridi Sarih, Cild 9, Hadis No: 1491)
(Çünkü îmân onların kalbinde dağlar gibi sâbitti.)
3- Allah’ın rahmeti sebebiyle, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, etrafından dağılırlardı. Sen affet ve bağışlanmalarını dile. İş konusunda onlara danış, karar verdin mi de, artık Allah’a dayan. Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.(Âl-i İmrân s. 159)
4- Hâlbuki (Habîbim!) Sen onların içinde olduğun halde Allah, onlara azâb edecek değildi. Ve onlar mağfiret dilerken (içlerinde Allah’dan bağışlanmasını isteyenler bulunurken) de Allah onlara azâb edecek değildir. (Bu durum onlara tanınmış bir imtiyaz değil, senin hürmetinedir.) (Enfâl s. 33)
5- Hatırla ki, Allah vaktiyle peygamberlerden şöyle bir söz almıştı: “Celâlim hakkı için! Size kitap ve hikmetten her ne verilir de sonra elinizdeki kitabı tasdîk eden bir peygamber gelirse, O’na mutlaka îmân edecek ve mutlaka yardımda bulunacaksınız. Buna ikrâr verdiniz mi? Ve bunun üzerine benim ağır ahdimi boynunuza aldınız mı? buyurmuştu. “İkrâr verdik!” dediler. “Öyle ise şâhid olun, ben de sizinle beraber şâhidlerdenim.” buyurdu. (Âl-i İmrân s. 81)
6- Ey akıl sâhibleri! Kısasta sizin için hayat vardır. (Bakara s. 179)