| بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَانِ الرَّحِيمِ مِفْتَاحُ كُلِّ كِتَابٍ |
1- “Bütün semâvi kitapların anahtarı, Besmele-i Şerîfe’tir.”
(Cami'u's-sağîr)
|
اَلْحَمْدُ عَلٰي النِّعْمَةِ أَمَانٌ لِزَوَالِهِ
|
2- “Cenâb-ı Hakk’ın ni'metlerine şükür, o ni'metin zevâline (yok olmasına)emândır.” (Deylemî) |
اِنَّ اَوْلَي النَّاسِ بِي اَكْثَرُهُمْ عَلَيَّ صَلاَةً
|
3- Sizden bana en yakın olan kimse, bana çokça salevât getirendir.” (Cami’u’s-sağîr) |
لاَيَقْبَلُ اللّٰهُ اِيمَانًا بِلاَعَمَلٍ وَلاَعَمَلاً بِلاَاِيمَانٍ
|
4- Cenâb-ı Allah amelsiz îmanı ve îmansız da ameli kabul buyurmaz.” (Menâvî) |
اِنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيّٰاتِِ
|
5- “Ameller niyetlere göredir.” (Menâvi) |
اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ اَحَبَّ
|
6- “Kişi sevdiği ile beraberdir.” (Buhârî, Müslim) |
اِنَّ اللّٰهَ تَعَالٰي يُعْطِي الدُّنْيَا عَلٰي نِيَّةِ الْاٰخِرَةِ
|
7- “Âhiret saâdeti için çalışanlara Cenâb-ı Hakk dünya saâdetini de ihsân buyurur.” (Deylemî) |
اَلنِّيَّةُ الْحَسَنَةُ تُدْخِلُ صَاحِبَهَا الْجَنَّةَ
|
8- “Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmak için beslenen güzel niyet, sâhibini cennete dâhil eder.” (Deylemî) |
أَخْلَصْ دِينَكَ يَكْفِيكَ الْعَمَلُ الْقَلِيلُ
|
9- “İbadetini riyâ (gösteriş), garaz (bozuk niyet) ve ivazdan (karşılık beklemekten) hâlis et (temizle). Bu halde az bir amel senin için kâfîdir (yeterlidir).” (Münâvî) |
لاَيُؤْمِنُ عَبْدٌ حَتّٰي يَكُونَ قَلْبُهُ وَلِسَانُهُ سَوَاءً
|
10- “Lisan ile kalb bir olmadıkça hiçbir kul, mü’min-i kâmil olmaz” (Kenzü’l İrfân) |
اَلنَّظَافَةُ تَدْعُوا اِلٰي الْاِيمَانِ
|
11- “Temizliğe itina ve devamlılık, insanı tam bir imana davet eder.” (Taberânî) |
اِذَا تَوَضَّأَ اَحَدُكُمْ فَهُوَ فِي صَلاَةٍ مَالَمْ يُحْدِثْ
|
12- “Sizden birisi abdestli bulunmak niyetiyle abdest alırsa, abdesti bozulmadıkça namazda bulunmuş gibi ecir alır.” (Münâvî) |
قَيِّدُوا الْعِلْمَ بِالْكِتَابَةِ
|
13- “İlmi kitâbetle; yani yazarak bağlayın.” (Tirmizî) |
مَنْ دَلَّ عَلٰي خَيْرٍ فَلَهُ أَجْرُ فَاعِلِهِ
|
14- “Kim bir hayra delâlet ederse onu işleyen gibi ecir alır.” (Beyhakî) |
قَيِّدْ وَتَوَكَّلْ
|
15- “Deveni bağla, ondan sonra Allah”a tevekkül et.” (Tirmizî) |
بُعِثْتُ لِاُتَمِّمَ مَكَارِمَ الْاَخْلاَقِ
|
16- “Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere peygamber ba’s olundum (gönderildim).” (Buhârî) |
لَيْسَ الْغِنٰي عَنْ كَثْرَةِ الْعَرَضِ وَلٰكِنَّ الْغِنٰي غَنِيَ النَّفْسِ
|
17- “Zenginlik arâzî ve mal çokluğundan ibâret değildir. Asıl zenginlik kalp zenginliği yani kanaattir.” (Müslim) |
خَيْرُ الْأُمُورِ اَوْسَاطُهَا
|
18- “İşlerin hayırlısı ortalarıdır. Yani ifrat ve tefritten âzâde (aşırılıktan uzak), mu’tedil (orta) olandır.” (Beyhakî) |
اِنَّ مِنَ السَّرَفِ اَنْ تَأْكُلَ كُلَّ مَآاِشْتَحَيْتَ
|
19- “Canın her istediğini yemek de israf cümlesindendir.” (Ebû Dâvud) |
اِذَا جَاءَ اَحَدَكُمْ اَلْجُمْعَةَ فَلْيَغْتَسِلْ
|
20- “Sizden herhangi biriniz Cumâ namazına gideceği zaman gusletsin.” (Buhârî, Müslim) |
عَامَّةُ عَذَابِ الْقَبْرِ مِنَ الْبَوْلِ
|
21- “Kabir azâbının çoğu idrardan temizlenmeye ehemmiyet vermemektendir.” (İbn Mâce, Nesaî) |
اَلسِّوَاكُ شِفٰاءُ مِنْ كُلِّ دَاءٍ اِلاَّ السَّامُ اَلسَّامُ الْمَوْتُ
|
22- “Dişleri misvak ile temizlemek ölümden başka bütün hastalıkların mühim bir kısmına şifâdır.” (Keşfü’l hafâ, Deylemî) |
طُوبٰي لِمَنْ طَالَ عُمْرُهُ وَحَسُنَ عَمَلُهُ
|
23- “Ömrü uzun ve ameli hareketi, işi ve ibadeti güzel olan kimseye ne mutlu!” (Taberânî) |
أَحَبُّ الْاَعْمَالِ اِلٰي اللّٰهِ اَدْوَمُهَا وَاِنْ قَلَّ
|
24- “Amellerin Allah’a en sevgilisi, az da olsa devamlı olanıdır.” (Buhârî) |
اَحْسِنُوا اِقَامَةَ الصُّفُوفِ فِي الصَّلاَةِ
|
25- “Namazda safları iyi doğrultunuz, yani bir hizâda ve muntazam tutunuz.” (Müslim) |
اِذَا دَخَلَ اَحَدُكُمْ الْمَسْجِدَ فَلاَ يَجْلِسْ حَتّٰي يُصَلِّيَ رَكْعَتَيْنِ
|
26- “Sizden biriniz mescide girdiği zaman iki rek’at namaz kılmadıkça oturmasın.” (Müslim) |
اَوَّلُ تُحْفَةُ الْمُؤْمِنِ اَنْ يُغْفَرَ لِمَنْ صَلّٰي عَلَيْهِ
|
27- “Mü’min’in öldükten sonra verilmesine sebeb olduğu ilk hediyesi, cenâze namazını kılan kimsenin Allah katından mağfiret dilemesidir.” (Deylemî) |
لِكُلِّ شَيْءٍ زَكَاةٌ وَزَكَاةُ الْجَسَدِ الصَّوْمُ
|
28- “Herşeyin bir zekâtı vardır. Cesedin zekâtı da oruçtur.” (İbn-i Mâce) |
مَنْ اِعْتَكَفَ عَشْرًا فِي رَمَضَانَ كَانَ كَحَجَّتَيْنِ وَ عُمْرَتَيْنِ
|
29- “Kim ramazanın son on gününde itikâf ederse iki hac ve iki umre sevâbı alır.” (Suyûtî, Dürru’l Mensûr, 1/486) |
اِذَا أَدَّيْتَ زَكَاةَ مَالِكَ فَقَدْ قَضَيْتَ مَا عَلَيْكَ
|
30- “Malının zekâtını ödediğin zaman artık üzerinde olan borcunu yerine getirmiş olursun.” (Buhârî) |
اِذَا تَصَدَّقْتَ فَأَمْضِهَا
|
31- “Sadaka vereceğin zaman geciktirme.” (Müsned) |
أَفْضَلُ الصَّدَقَةِ سَقْيُ الْمَاءِ
|
32- “Sadakaların en fazîletlisi su içirmek ve su hayrı yapmaktır.” (Ahmed bin Hanbel) |
وَفْدُ اللّٰهِ ثَلاَثَةٌ: اَلْغَازِي وَالْحَاجُّ وَالْمُعْتَمِرُ
|
33- “Allah’ın elçisi üçtür: 1. Gaza eden (Düşmanla savaşan) 2. Hacceden 3. Umre yapan.” (Sünen-i Nesâî) |
اَلْجَنَّةُ تَحْتَ ظِلاَلِ السُّيُوفِ
|
34- “Cennet gazilerin kullandığı kılıçların gölgesi altındadır.” (Buhârî) |
أَفْضَلُ اَعْمَالِ الْمُؤْمِنِينَ جِهَادٌ فِي سَبِيلِ اللّٰهِ
|
35- “Mü’minlerin amellerinin en fazîletlisi Allah yolunda savaşmaktır.” (et-Takrîb, İbn Asâkir) |
اَلْحَرْبُ خُدْعَةٌ
|
36- “Harb bir hud’adır (Hiledir).” (Müslim) |
تَزَوَّجُوا فَاِنِّي اُبَاهِي بِكُمُ الْاُمَمَ
|
37- “Evlenin çünkü ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim.” (Buhârî, Müslim) |
أَنَا وَكَافِلُ الْيَتِيمِ فِي الْجَنَّةِ هٰكَذَا
|
38- “Yetimi himâye eden cennette şöylece benimle beraberdir.” (Resûlullah (s.a.v.) ‘hâkezâ’ derken şahâdet parmağıyla orta parmağını aralıklı açarak göstermiştir.) (Buhârî) |
طَلَبُ الْحَلاَلِ جِهَادٌ
|
39- “Helâlinden kazanmak hak yolunda yapılan muhârebe kadar ecirlidir.” (Deylemî) |
أَفْضَلُ الْمُؤْمِنِينَ اَحْسَنُهُمْ خُلُقًا
|
40- “Mü’minin en fazîletlisi, ahlâkı en güzel olanıdır.” (Buhârî) |