banner2

 

ORUCUN VEYÂ AZ YEMENİN
ON GÜZEL HASSASI

        1- Açlıkta, kalb safası, hâfıza kuvveti,
        Toklukta, ahmaklık, unutkanlık olur.

        2- Açlıkta, kalb rik’atli olur, duâ ve ibâdette feyz bulunur.
        Toklukta, kalb katı olur, ibâdetten zevk alınamaz.

        3- Açlıkta, kalbde züll-ü inkisâr ve tevâzu olur,
        Toklukta tuğyân, tefâhur ve kibr olur.

        4- Açlıkta, fakîr ve açlar düşünülür,
        Toklukta, unutulur düşünülmez olur.

        5- Açlıkta, şehvânî, nefsânî istekler kırılır,
        Toklukta, nefs-i emmâre kuvvet bulur.

        6- Açlıkta, vücûdda uyanıklık zindelik olur,
        Toklukta, uyku ve gaflet olur.

        7- Açlıkta, ibâdet tâata devâm kolay olur,
        Toklukta, tembellik ve gevşeklik olur.

        8- Açlıkta, beden sıhhatli olur, maraz def’olur,
        Toklukta, vücût yıprar, hasta olur.

        9- Açlıkta, bedende hafiflik, ferahlık olur,
        Toklukta, ağırlık, atâlet olur.

        10- Açlıkta, sadaka vermeğe, îsâr ve infâka şevk gelir,
        Kıyâmet günü sadakanın gölgesinde oturur.

GÖZYAŞI

        Gözyaşı: İçin tehassür ifadesi ve gözün niyazıdır.
        Gözyaşı: Nedâmet mânâsını taşır, Allah’a bir nevi tevbedir.
        Gözyaşı : Aşıkın derunî hislerini coşturan kelimesiz ve sedâsız sanıdır.
        Gözyaşı : Arifin kalbinin tercümanıdır.
        Gözyaşı : Mağfiret için Allah’ın kullarından istediği istirhamıdır.
        Gözyaşı : Hakk’ın rahmetini tahrik ve merhametini celbeder.
        Gözyaşı : Günahkârların sıdk u ihlâs ile Rabblarına arz eyledikleri ubudiyet incisinin daneleridir.
        Gözyaşı : Yokluğa erenlerin saadet sermayeleridir.
        Gözyaşı : Allah için öyle bir sermaye-i sadeftir ki, rahmet, merhamet ve mağfiret habbelerini içinde taşıyan seyyid-ül istiğfar ve tevbe-i nasuhdur.
        Gözyaşı : Günahkârın çare-i gufranıdır.
        Gözyaşı : Muhlisin habbe-i ihlâsıdır.
        Gözyaşı : Asinin habl-i salâhıdır (kurtuluş ipidir)
        Gözyaşı : Hülâsa; vuslata erenlerin yegâne istinatgâhıdır.

(Hz. Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (k.s.), Mükerrem İnsan, 23.s.)