SİLSİLE-İ ÂLİYE'NİN YİRMİBİRİNCİ POSTNÎŞÎNİ
HÂCEGÎ MUHAMMED EMKENEGÎ (K.S.)
Evliyânın büyüklerinden Dervîş Muhammed hazretlerinin oğlu ve Muhammed Bâkî-billâh hazretlerinin hocasıdır. Dîn ve fen ilimlerini babasından öğrendi. Yine babasından feyz alarak tasavvufta yetişip kemâle erdi. Rûh ilimlerinin mütehassısı idi.
Bütün ömrü; İslâmiyete hizmetle ve Peygamberimizin (s.a.v), güzel ahlâkını insanlara du yurmakla ve öğretmekle geçti. Hâcegî Emkenegî hazretleri, dünyevî sıkıntıları çok olduğu zamanlarda bile, talebeleri yetiştirmekle meşgûl idi. Birgün talebeleri ile dikenlik bir yerden geçiyordu. Bazılarının ayağında ayakkabı yoktu. Ayaklarına devâmlı diken batıyor, gayet derinden acı ahlar çekiyorlardı. Buna rağmen, hocalarının peşinden geri kalmıyorlardı. Hâcegî Emkenegî hazretleri bir ara geri dönüp “Birâder! Izdırab veren diken batmadıkça, murad gülü açmaz!” dedi. Bu söz talebelerin pek hoşuna gitti.
Muhammed Bâkî-billâh hazretleri bir gece rü’yâsında Muhammed Emkenegî hazretlerini gördü. Ona; “Ey oğul! Senin yolunu gözlüyorum!” buyurdu. Bâkî-billâh hazretleri buna çok sevindi hemen huzûruna gitti. Huzûruna varınca ona çok iltifat ve inâyet gösterip, yüksek hâllerini dinledi. Sonra üç gün üç gece birlikte bir oda da başbaşa kalıp, sohbet ettiler. Hâcegî Emkenegî hazretleri ona feyz verip, yüksek fâidelere kavuşturdu. Sonra Bâkî-billâh hazretlerine;
“Sizin işiniz, Allâhü Te‘âlânın yardımı ve bu yüksek yolun büyüklerinin rûhlarının terbiyeleri ile tamâm oldu. Tekrar Hindistan’a gitmeniz îcâb ediyor. Çünkü bu Silsile-i âliyyenin, orada sizin sayenizde parlayacağını görüyorum. Bereket ve terbiyenizden çok istifâde edip, büyük işler yapacak olanlar gelecek.” buyurdu.
Hâce Bâkî-billâh hazretleri kendilerini bu işe lâyık görmediğinden özür dilediyse de, Hâcegî Emkenegî (k.s.), ona istihâre yapmasını emretti. Rü’yâlarını Emkenegî hazretlerine anlattığı zaman, şu karşılığı aldılar:
“Derhâl Hindistan’a gidiniz. Orada sizin bereketli nefeslerinizden bir azîz meydana gelecek, bütün dünyâ onun nûruyla dolacak. Hattâ, siz de ondan nasîbinizi alacaksınız!”
Hâce Bâkî-billâh hazretleri Hindistan’da Serhend şehrine geldi zaman, kendisine; “Kutbun etrafına geldin!” diye ilhâm olundu. Bu kutb, İmâm-ı Rabbânî hazretleri idi. Böylece bu kıymetli tohum, Semerkand ve Buhârâ’dan getirilmiş, Hindistan toprağına ekilmiş oluyordu.
(Yeni Rehber Ansiklopedisi)
|