SİLSİLE-İ ÂLİYE'NİN YİRMİDÖRDÜNCÜ POSTNÎŞÎNİ
URVETÜ'L VÜSKÂ MUHAMMED MA‘SÛM FÂRÛKÎ (K.S.)
Hicrî ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğludur. Lâkabı Mecdüddîn olup, Urvetül-vüskâ ismiyle meşhûrdur. Urvetül-vüskâ; sağlam ip, kendisine uyulan büyük âlim demektir.
1599 (H.1007) senesinde Hindistan’ın Serhend şehrine iki mil uzakta bulunan Mülk-i Haydar mevkiinde doğdu.
Muhammed Ma‘sûm hazretleri, bu ümmette gelmiş olan en yüksek evliyâdandır.
Babası İmâm-ı Rabbânî hazretleri onun için; “Bu oğlum sâbıkîndan (bu ümmetin büyüklerinden)dir” buyurdu.
Daha ondört yaşında babasına; “Ben kendimde bütün âlemi güneş gibi aydınlatan bir nûr görüyorum. Eğer o sönerse dünyâ karanlık ve zulmetli olur.” diye arzedince, babası; “Sen zamânının kutbu olursun.” buyurarak müjde vermiştir.
Nitekim daha sonra bunu kendisi; “Allâhü Te‘âlâya hamd ü senâlar olsun. Va‘d edilen ele geçti. Babamın müjdelediklerine kavuştum.”
diye haber vermiştir.
Onaltı yaşında, bütün ilimlerin tahsilini bitirdi. Sonra tamâmen tasavvufa yönelip, babasının feyzlerine, üstün makamlara, büyük derecelere ve yüksek kemâlâta kavuştu.
Muhammed Ma‘sûm (k.s.), babası İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin vefâtından sonra, va‘z ve irşâd makâmına geçti. İslâm târihinde rüşd ve hidâyeti onunki kadar yaygın bir âlim ve mürşid görülmemiştir. Dokuz yüz bin kişi ona talebe olup huzûrunda tevbe etmiş, talebelerinden yüz kırk bini velîlik mertebelerine kavuşmuş, yedi bini de mürşid-i kâmil (tam ve olgun bir âlim) olarak yetişip, irşâd ile emrolunmuştur. Talebeleri onun huzûrunda bazen bir ayda, bazen bir haftada evliyâlık kemâlâtına ererlerdi. Bâzılarını bir teveccühde, makamların hepsine ulaştırırdı.
Halîfelerinden Ahmed-i Yekdest rahmetullahi aleyh, Hicaz’a gönderilmiş ve orada İstanbul’un Ashâb-ı kirâmdan sonra üç büyük evliyâsından biri olan Muhammed Emîn Tokâdî (rh.a.)’i irşâd etmiştir. Diğer bir halîfesi Murâd-ı Münzavî (rh.a.) de, İstanbul’da yıllarca feyz saçmış, sohbetleriyle İstanbul halkını aydınlatmıştır.
Muhammed Ma‘sûm hazretleri, 1668 (H.1079) senesinde Rebîulevvel ayının dokuzuncu günü öğle vakti Serhend’de vefât etti.
(Yeni Rehber Ansiklopedisi)
|