
MUHTEREM ÖMER MUHAMMED ÖZTÜRK
Hazreti Sâmî (k.s.)’un “tabiri câiz ise” kucağında doğmuş, O’nun
terbiyesinde büyümüş, hayatını Hazreti Sâmî (k.s.) Efendimize hizmete
ve O’ndan istifadeye adamış, O’nun yolunu devam ettiren Hazreti Sâmî
(k.s.)’un ma’nevî evlâdı ve hakîkî vekîli olan Muhterem Ömer Muham-
med Öztürk Ağabey hakkında Hazreti Mahmûd Sâmî (k.s.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Ömer Öztürk ihvâna kılavuzdur. Musa beye de kılavuz olsun.”
Hazreti Sâmî (k.s.) Efendimiz Alî Râmitenî Hazretlerinin su kıssa- sını anlattırmış ve:
“Elhamdülillah bizim ihvânımızdan da biz söylemeden bizi düşünen var. İhvânımız içerisinde Ömer Öztürk’ü bulunduran Allahü Azîmüşşân’a hamd ederim.” buyurmuşlardır.
Torunu Mahmûd’a şöyle söylemiştir:
“Ömer Öztürk Ağabeyine selâmımı söyle. Senin ikâmetin için Ravza’da duâ etsin. Cenâb-ı Hakk O’nun duâsını reddetmez. Duâsı makbûl kişilerdendir O.”
1976’dan 1984’e kadar devamlı söylediği bir sözü var. “Ömer Öztürk benim en emîn ihvânımdır.”
Medîne-i Münevvere’de de müteaddid defalar aynı lafızla “Ömer Öztürk benim en emîn ihvânımdır. Kendisi ma’nen vazîfelidir.” buyurmuşlardır.
Muhterem Ömer Ağabeyin İstanbul seyahatleri esnâsında, kendileri bir kaç defa ağırca hastalandığında, Hacı anneye “Keşke şu hasta hâlimde Ömer Öztürk yanımda olsa idi. Ben O’nun son nefesimde yanımda olmasını arzu ediyorum” buyurmuşlardır. devâmı için tıklayınız
|